BM Gıda ve Tarım Örgütü Destekçisi Dilara Koçak Röportajı

0
219
BM Gıda ve Tarım Örgütü Destekçisi Dilara Koçak Röportajı

Dilara Koçak, Hacettepe Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik mezunudur ve yüksek lisansını da aynı üniversitede tamamlayarak uzman unvanını almıştır. Bireysel beslenme danışmanlığı, diyet tedavisi hizmetleri ve Coorporate Wellness uygulaması ile ön plana çıkmaktadır. Dilara Koçak, 2019 senesinde Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü “FA0 Sıfır Atık Sıfır Açlık” proje destekçisi olarak çalışmaya başlamıştır.

Dilara Koçak aynı zamanda İstinye Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik bölümünde Meslek Etiği ve İletişim dersleri vermekte ve İstanbul Üniversitesi Sosyoloji bölümünde eğitimini sürdürmektedir.

Dilara Koçak ile Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü “FA0 Sıfır Atık Sıfır Açlık” projesi ve çeşitli konular üzerine gerçekleştirilen röportaj yazının devamında sizlerle.

Sürdürülebilir beslenme bu yıl ve daha sonra çok konuşulacak gibi görünüyor, siz de uzun zamandır bu konuya destek veriyorsunuz, gıda israfını önlemek neden bu kadar önemli?

Dünya genelinde 821 milyon aç insan varken 1.3 milyar insan obez veya fazla kilolu, dünyadaki açlık sadece kaynakların yetersizliğinden değil, gıdanın israfı ve adil dağıtım olmamasından kaynaklanıyor. Dünyada israf edilen gıdanın miktarı yıllık yaklaşık 1,3 milyar ton. Üretilen toplam gıdanın üçte biri sofraya ulaşmıyor.

2050 yılında dünya nüfusunun 9 milyara ulaşacağı tahmin ediliyor. Artan nüfusun ihtiyaçlarını karşılayabilmek için gıda üretiminin 30 yıl içinde yüzde 60 oranında artması gerekiyor. 2050 yılında dünya nüfusunun %65’inden fazlasının şehirde yaşayacağı ön görülüyor. %60 oranında fazla üretim şu an için gerçekçi bir rakam değil, artan nüfusu doyurabilmek için israfı en aza indirmeli ve gıdaları çöp olmaktan kurtarmalıyız.

İsraf evlerimizden mi kaynaklanıyor? Nerelerde israfı durdurmamız gerekiyor?

Hayır, evlerimizde de israf ediyoruz ama tek kaynak orası değil. Transfer, depolama, hasat, tarla ve sonunda tüketici ile oluşan atık sonucunda israf meydana geliyor. Dolayısıyla küçük çiftçi gelir kaybı yaşarken, dar gelirli tüketici için daha yüksek fiyatlar meydana geliyor. Gelişmekte olan ülkelerde kayıpların %40’ı hasat ve işleme düzeylerinde gerçekleşiyor. Gelişmiş ülkelerde ise kaybın %40’ı perakende ve tüketici düzeyinde gerçekleşiyor, her iki durumda da kayıp çok yüksek. Bu gıda atığının sosyal ve ekonomik boyutları dışında milyonlarca insan başını yastığa aç koyuyor.

Uzman Diyetisyen Dilara Koçak, FA0 Sıfır Atık Sıfır Açlık Proje Destekçisi.

Yani atık ve israf daha ilk başta, üretilirken yaşanıyor?

Dünya genelinde, 1,4 milyar hektar alan (Çin’in yüzölçümünden daha büyük) hiç sofralara ulaşmadan atılan gıdaların üretimi için kullanılıyor. Dünyadaki taze su kaynağının % 25’i hiç tüketilmeyen gıdaların üretimi için kullanılıyor. Küresel ısınma ve iklim değişikliğinin en önemli sebeplerinden birisi olan sera gazı salınımının %8’i gıda atığı olarak israf edilenlerin üretiminden ortaya çıkıyor.

Kentleşen ve gelir oranı artan nüfusların beslenme şekilleri de çeşitleniyor. Varlıklı, şehirli nüfus daha kalorili, et, tavuk, süt gibi hayvansal gıda odaklı beslenme şekillerini tercih ediyor. Sığır etine olan talebin bu beklenen artışı, sera gazı emisyonunun da artmasını güçlendiriyor.

Peki Sürdürülebilir Beslenme neden bu kadar önemli?

2019 benim meslekteki 25. yılım, şu ana kadar birey ve kurum sağlığına yarattığım fayda kadar artık toplum sağlığı ve gezegenin iyiliği için çalışma konsantrasyonundayım, bu sebeple Birleşmiş Milletler ile çalışmaya başladım. Gıda ve Tarım Örgütü FAO’nun Sıfır Atık Sıfır Açlık Proje Destekçisi olarak ilgili tüm oluşumları destekliyor ve seminer veriyorum.

FAO’ya göre; “Sürdürülebilir beslenme, besleyici olduğu kadar güvenli, sağlıklı ve düşük çevresel etkiye sahip olmalıdır. Bu beslenme şekli kültürel olarak kabul edilebilir, adil, ekonomik, herkes için ulaşılabilir, gıda güvencesine katkı sağlayan ve nesillerin devamı için olması gereken yaşam biçimidir.”

Değişen beslenme şekilleri ihtiyacımız olan protein miktarından çok daha fazlasının tüketilmesine neden olmaya başladı. Sığır üretimi, yenilebilir birim protein başına, bezelye, fasulye ve mercimek gibi yaygın bitkisel gıdalara göre 20 kat daha fazla toprak kullanımı gerektiriyor ve 20 kat daha fazla sera gazı emisyonuna neden oluyor. 2009 yılı itibariyle sağlıklı bir yetişkinin tüketmesi gereken günlük 56 gram protein sınırı aşıldı ve dünya ortalaması 68 grama ulaştı.

World Resources Institute (WRI) 2016 yılı “Sürdürülebilir Gıda Geleceği için Beslenme Şeklini Değiştirmek” raporuna göre; tüketicilerin beslenme tercihlerindeki küçük değişimler tarımsal kaynak kullanımı ve çevresel sorunların azaltılmasında büyük değişimler yaratabilir. Küresel düzeyde kalori, protein, sığır etini yüksek tüketen toplumlarda hayvansal protein ve sığır eti tüketimi azaltılabilirse 310-640 milyon hektar doğal alan, tarım alanı olarak kurtarılabilir.

Dilara Koçak. Sürdürülebilir Beslenme ve FA0 Sıfır Atık Sıfır Açlık Proje Destekçisi.

Biz neler yapabiliriz Sürdürülebilir Beslenme için?

Besin çeşitliliğini arttırın, yeterli ve dengeli beslenin. Özellikle kırmızı et ve işlenmiş et tüketiminizi azaltın. Haftanın bazı günlerini ‘etsiz günler’ olarak belirleyin. Sürdürülebilir balıkçılık yoluyla sağlanmış balıkları tercih edin. Mevsim ve avlanma yöntemlerini de göz ardı etmeyin. Proteinden zengin kuru baklagillere, ceviz, fındık gibi yağlı tohumlara tabağınızda yer açın. Meyve ve sebze tüketiminizi artırın ve çevre dostu besinler seçin, gıda israfını azaltmayı hedefleyin.

Bireysel olarak gıda israfını azaltmak için neler yapabiliriz?

Atık; kullanım süresi dolmuş yaşadığımız ortamdan uzaklaştırılması gereken maddelerdir. Atığı azaltın ve gıda okur yazarlığını geliştirin. Tavsiye edilen tüketim tarihleri ve son kullanma tarihleri önemli.

Kendin için; alışveriş listesi yap, ihtiyacın kadar al, yiyeceklere çirkin veya şekilsiz diye ayrımcılık yapma, ihtiyacın kadar tüket, artan yemekleri değerlendir, yiyecekleri uygun şekilde depola.

Restoranlar tüketici için; esnek menüler planlamalı, arta kalan yemeği paketlemeyi desteklemeli, garnitür seçenekleri geliştirilmeli, atıkları yerinde ayrıştırılmalı, gıda bankacılığı sistemine dahil olmalı.

Geleceği beslemek, adaletli paylaşımı sağlamak, israfı azaltmak, geri dönüşümü, sıfır atık, güvenli gıdayı, temiz suyu, çocukların iyiliğini ve barışı sağlamak hepimizin ortak sorumluluğu…

Bir de sizinle artan malzemelerinizi değerlendirmeniz için iki tarif paylaşıyorum:

Artan Nohutlu Pilavdan Kurabiye

Malzemeler

3 yemek kaşığı şeker, 2 yemek kaşığı tereyağı, 1 yumurta, 1 çay bardağı haşlanmış nohut, 1 yemek kaşığı kakao, 1 çay kaşığı kabartma tozu, 1 çay kaşığı vanilya, 4-5 yemek kaşığı kuru üzüm, hindistan cevizi

Hazırlanışı

Yumurta ve şekeri çırpın ardından tereyağını, kakaoyu, kuru üzümü, kabartma tozunu ve robottan geçirdiğiniz nohutlu pilavı karışıma ekleyin. Şekil verdikten sonra 180 derece ısıtılmış fırında pişirin afiyet olsun.

Dilara Koçak.

Kakaolu Humus

Malzemeler

1 çay bardağı haşlanmış nohut, 1 YK hindistan cevizi yağı veya tereyağı, 3 YK kakao, 5-6 adet hurma, 1 TK bal (isteğe bağlı)

Hazırlanışı

Hurmalar sıcak suda bekletildikten sonra kabukları soyulur. Haşlanmış nohut, kabuğu soyulup çekirkdekleri çıkarılmış hurmalar, kakao ve hindistan cevizi yağı blenderdan geçirlir. Daha sonra üzerine bal eklenerek karıştırılır. Meyvesim meyveleri ile süsleyebilirsiniz. Afiyet ve sevgiyle…

Harvard Üniversitesi Rektör Yardımcısı Mark Elliott Röportajı

Kaynak: Dilara Koçak ile Sürdürülebilir Beslenme

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz
This site is protected by reCAPTCHA and the Google Privacy Policy and Terms of Service apply.